AK PARTİ GAZİANTEP MİLLETVEKİLLERİ: Mehmet Şimşek, Abdülhamit Gül, Şamil Tayyar, Canan Candemir çelik, Abdullah Nejat Koçer, Mehmet Erdoğan
MHP GAZİANTEP MİLLETVEKİLLERİ: Ümit Özdağ, Ertuğrul Tolga Orhan
CHP GAZİANTEP MİLLETVEKİLLERİ: Mehmet Şeker, Mehmet Gökdağ
HDP GAZİANTEP MİLLETVEKİLLERİ: Celal Doğan, Mahmut Toğrul
Duvardadır o saat.
2006 yılında kurulan eflatun film klip, film, tv programı ve dizi organizasyonu yapan bir yapım şirketidir. eflatun film, bugüne kadar altı film, iki televizyon programı, 20’ye yakın klip ve kısa film, üç televizyon dizisine imza atmıştır. onur ünlü, orkun ünlü ve funda alp, eflatun film’in kurucu ortaklarıdır.
şöyle bir yazı derledim. reklam yapıyor dememeniz için yazıyı buraya da yapıştırıyorum. düşüncelerinizi iletebilirsiniz.
http://khantura.blogspot.com.tr/2017/07/gecmisten-gelecege-tahminler.html
Merhaba bugün 17 Temmuz 2017. Size gelecekten bahsetmek ümidimdi fakat biraz geçmişten bahsedip, gelecek için yapacağım tahminlere bir nevi referans vereceğim. Geçmişte gerçekleşen olaylar olduğu için tabii ki bunları önceden tahmin ettiğime dair hiçbir kanıt olmayacak elimde ama olaylara binaen aklımda kalanları mümkün olduğunca sizlere aktarmaya çalışacağım.
Bu yaşadıklarım benim doğal gelişimimin bir sonucu. Halen öğretilebilir olması ve insanların anlayıp değer vermesi konusunda çalışmaktayım. Hadi başlayalım.
Yıl 2004. Başarılı bir öğrenci olarak İlköğretimin 7. Sınıfına devam etmekteyim. Zaten daha sonra not ortalaması olarak ortalarda gözükmesem de o seneki OKS sınavında okul birincisi olarak kendimi göstermiş olacağım fakat konumuz bu değil.
Okulun fen ve teknoloji kolundayım. O zamanlar şehrimizde birçok insan sobayla ısınıyor. Kalorifer sistemleri ise kömür kazanlı. Şehre henüz doğalgaz gelmemiş.
O yıllarda biogaz adlı yakıtın olduğu ve yanabilirliği konuşuluyor sadece. Kimsenin aklına tesisleştirmek, bu neredeyse bedava enerjiden fayda sağlamak gelmiyor. Ben de bilime aşık bir çocuk olarak, hocalarıma bununla ilgili bir proje yapabileceğimi söylüyorum. Yapacağım basit bir prototipin dahi kıymet bilen ellerin teşvikleri ile devasa tesislere dönüşebileceğini hayal ediyorum.
Elimden geldiğince sadece yanabilirliği ve depolama kolaylığını göstermek için yoğurt kovası, akvaryum hortumu ve o hortumlara ait vanalarla hazırladığım düzeneğe, tükenmez kalem ucundan bir nevi pürmüz yapıyorum. Ne problemi çıkıyor dersiniz? Tezek yok
Şehirde yaşıyorum ve çocuk aklımla tanıdığım kimseden bana tezek temin etmesini isteyemiyorum. Fen bilimleri hocalarımız sadece dinlemekle kalıyor, neden bizim faaliyetlerimize katıldığını bile anlamadığım Fransızca hocam: “Yalçın gerçekten bok gibi bir deney bulmuşsun.” diyerek kelime oyunu yaptığını düşünüp gülerek benimle dalga geçiyor. Şu an biogazdan verim elde edenler ortada, hala büyük çapta faydalanılabilecek bir tesis yok. 2004 – 2017. 13 sene geçmiş ve durum bu şekilde.
Şimdi başka bir konuya değinmek istiyorum. Biogaz konusundan bahsedip buraya atlamak belki de her konuda fikri olup, hiçbir şey yapmayan kişi izlenimi uyandıracak ama amacım sadece yaptığım öngörülere ve dünyada gelinen noktalara ışık tutmak. Devam ediyorum.
Yıl 2008. O sıralar güçlü bir ülke miyiz, değil miyiz bunun hararetli tartışmaları dönüyor. Televizyonlarda ekonomi programları çok sık takip edilir halde. Ortada bir sorun yok. Dolar 1.20 TL düzeylerinde. Fakat gündemi takip edip, ekonomi haberlerini dinlerken bir şeyler seziyorum. Ne kadar saçma gelse de (bahsi geçen durumu anlattığım yeri de tarif edeceğim) okul dönüşü içinde olduğumuz minibüs şehrin otogarına yaklaştığı sıralarda şu şekilde bir ifade kullanıyorum: “Keşke elimde bir miktar para olsa. Ne kadar olduğunun önemi yok. Çok yakın zamanda dolar 1.20 seviyelerinden belki 30 belki 40 kuruş belki de daha fazla yükselecek. Düşünsenize elinde para olan zenginlerin bu şekilde bir artışa yatırım yaptıklarını. Servetlerine servet katarlar.”
Piyasadaki dengesiz ve tedirgin duruş patlak veriyor. Dolar 10 gün içerisinde 1.70 seviyelerine tırmanıyor. Ülkedeki bazı yatırımcılar bunu sezip çoktan yatırım yapmış ve kar elde etmiş oluyorlar. Nasıl tahmin ettiğimi sorsanız şimdi dahi anlatamam. Ama hala her konuda hislerime güvenirim.
Evde açık olan televizyondan, yolda yürürken insanların konuştukları konulara kadar birçok konuyu dinler, özümser ve sonuç elde etmeye çalışırım. Bugünlük bu alışkanlıklarım ve hislerim sonucu vardığım bu iki sonucu anlatmak istedim. Zamanla diğer öngörülerimi de anlatacağım.
Khantura
http://khantura.blogspot.com.tr/2017/07/gecmisten-gelecege-tahminler.html
Merhaba bugün 17 Temmuz 2017. Size gelecekten bahsetmek ümidimdi fakat biraz geçmişten bahsedip, gelecek için yapacağım tahminlere bir nevi referans vereceğim. Geçmişte gerçekleşen olaylar olduğu için tabii ki bunları önceden tahmin ettiğime dair hiçbir kanıt olmayacak elimde ama olaylara binaen aklımda kalanları mümkün olduğunca sizlere aktarmaya çalışacağım.
Bu yaşadıklarım benim doğal gelişimimin bir sonucu. Halen öğretilebilir olması ve insanların anlayıp değer vermesi konusunda çalışmaktayım. Hadi başlayalım.
Yıl 2004. Başarılı bir öğrenci olarak İlköğretimin 7. Sınıfına devam etmekteyim. Zaten daha sonra not ortalaması olarak ortalarda gözükmesem de o seneki OKS sınavında okul birincisi olarak kendimi göstermiş olacağım fakat konumuz bu değil.
Okulun fen ve teknoloji kolundayım. O zamanlar şehrimizde birçok insan sobayla ısınıyor. Kalorifer sistemleri ise kömür kazanlı. Şehre henüz doğalgaz gelmemiş.
O yıllarda biogaz adlı yakıtın olduğu ve yanabilirliği konuşuluyor sadece. Kimsenin aklına tesisleştirmek, bu neredeyse bedava enerjiden fayda sağlamak gelmiyor. Ben de bilime aşık bir çocuk olarak, hocalarıma bununla ilgili bir proje yapabileceğimi söylüyorum. Yapacağım basit bir prototipin dahi kıymet bilen ellerin teşvikleri ile devasa tesislere dönüşebileceğini hayal ediyorum.
Elimden geldiğince sadece yanabilirliği ve depolama kolaylığını göstermek için yoğurt kovası, akvaryum hortumu ve o hortumlara ait vanalarla hazırladığım düzeneğe, tükenmez kalem ucundan bir nevi pürmüz yapıyorum. Ne problemi çıkıyor dersiniz? Tezek yok
Şehirde yaşıyorum ve çocuk aklımla tanıdığım kimseden bana tezek temin etmesini isteyemiyorum. Fen bilimleri hocalarımız sadece dinlemekle kalıyor, neden bizim faaliyetlerimize katıldığını bile anlamadığım Fransızca hocam: “Yalçın gerçekten bok gibi bir deney bulmuşsun.” diyerek kelime oyunu yaptığını düşünüp gülerek benimle dalga geçiyor. Şu an biogazdan verim elde edenler ortada, hala büyük çapta faydalanılabilecek bir tesis yok. 2004 – 2017. 13 sene geçmiş ve durum bu şekilde.
Şimdi başka bir konuya değinmek istiyorum. Biogaz konusundan bahsedip buraya atlamak belki de her konuda fikri olup, hiçbir şey yapmayan kişi izlenimi uyandıracak ama amacım sadece yaptığım öngörülere ve dünyada gelinen noktalara ışık tutmak. Devam ediyorum.
Yıl 2008. O sıralar güçlü bir ülke miyiz, değil miyiz bunun hararetli tartışmaları dönüyor. Televizyonlarda ekonomi programları çok sık takip edilir halde. Ortada bir sorun yok. Dolar 1.20 TL düzeylerinde. Fakat gündemi takip edip, ekonomi haberlerini dinlerken bir şeyler seziyorum. Ne kadar saçma gelse de (bahsi geçen durumu anlattığım yeri de tarif edeceğim) okul dönüşü içinde olduğumuz minibüs şehrin otogarına yaklaştığı sıralarda şu şekilde bir ifade kullanıyorum: “Keşke elimde bir miktar para olsa. Ne kadar olduğunun önemi yok. Çok yakın zamanda dolar 1.20 seviyelerinden belki 30 belki 40 kuruş belki de daha fazla yükselecek. Düşünsenize elinde para olan zenginlerin bu şekilde bir artışa yatırım yaptıklarını. Servetlerine servet katarlar.”
Piyasadaki dengesiz ve tedirgin duruş patlak veriyor. Dolar 10 gün içerisinde 1.70 seviyelerine tırmanıyor. Ülkedeki bazı yatırımcılar bunu sezip çoktan yatırım yapmış ve kar elde etmiş oluyorlar. Nasıl tahmin ettiğimi sorsanız şimdi dahi anlatamam. Ama hala her konuda hislerime güvenirim.
Evde açık olan televizyondan, yolda yürürken insanların konuştukları konulara kadar birçok konuyu dinler, özümser ve sonuç elde etmeye çalışırım. Bugünlük bu alışkanlıklarım ve hislerim sonucu vardığım bu iki sonucu anlatmak istedim. Zamanla diğer öngörülerimi de anlatacağım.
Khantura
ben de b ile devam edeyim bari:
-burak
-bursa or bayburt (^^)
-bıldırcın
-bamya !
-belkıs akkale. (^^)
-burak
-bursa or bayburt (^^)
-bıldırcın
-bamya !
-belkıs akkale. (^^)
(bkz: Hâdimü'l-haremeyni'ş-şerîfeyn)
Eyyûbîler, Memlûk Sultanları, Osmanlı Padişahları ve günümüzde Suudi Kralları dahil olmak üzere İslam Hükümdarları tarafından kullanılan kraliyet unvanı. Bu unvan, İslam dünyasının en kutsal iki mescidi olarak kabul edilen Mekke'deki Mescid-i Haram ve Medine'deki Mescid-i Nebevî'nin hükümdar tarafından korunması, sorumluluğunun garanti altına alınması ve sürdürülmesi anlamına gelir.
Eyyûbîler, Memlûk Sultanları, Osmanlı Padişahları ve günümüzde Suudi Kralları dahil olmak üzere İslam Hükümdarları tarafından kullanılan kraliyet unvanı. Bu unvan, İslam dünyasının en kutsal iki mescidi olarak kabul edilen Mekke'deki Mescid-i Haram ve Medine'deki Mescid-i Nebevî'nin hükümdar tarafından korunması, sorumluluğunun garanti altına alınması ve sürdürülmesi anlamına gelir.
film zamanının düzgün doğrusal biçimde değil de, atlamalı ve geçişli ilerlemesidir. film olayın sonu ya da ortası, ortasından bir bölümü ile başlayabilir. örneğin, swimming with sharks (1994) filmi.
başbakan binali yıldırım'ın oğludur. Sosyal medya için tam bir malzeme niteliğinde şu aralar.
(bkz: geçmiş olsun)
Ata demirerin genel itibariyle yaptığı güzel şeylerden biri. Fatih terim takliti ise oldukça başarılı olmuş doğrusu. Giden gelir mi? Evet. ... Evet.
https://www.facebook.com/memursozluk313/videos/778512448949857/
https://www.facebook.com/memursozluk313/videos/778512448949857/
ölenlerden üçü israil vatandaşı..
12 yaralı avrupalı...
fransada gerçekleşen saldırıda oraya akın akın giden avrupalılar, bizim ülkemiz için kılını kıpırdatmamıştı. kendi vatandaşları da durumdan etkilenince türkiyeye sırt dönüp teröristleri desteklemeye devam edecekler mi?
verecekleri tepkiyi merakla bekliyoruz
12 yaralı avrupalı...
fransada gerçekleşen saldırıda oraya akın akın giden avrupalılar, bizim ülkemiz için kılını kıpırdatmamıştı. kendi vatandaşları da durumdan etkilenince türkiyeye sırt dönüp teröristleri desteklemeye devam edecekler mi?
verecekleri tepkiyi merakla bekliyoruz
ankara keskin doğumlu. o zamanlar kırıkkale olmadığından ankaralı diye biliniyor.
allı turnam en güzel türkülerinden biridir.
Türk ozanı, Türk halk müziği sanatçısı. Abdal müziğinin en önemli isimlerinden birisidir.
allı turnam en güzel türkülerinden biridir.
Türk ozanı, Türk halk müziği sanatçısı. Abdal müziğinin en önemli isimlerinden birisidir.
Kimlikle geçilebilen ve ne kadar haram varsa ucuza satın alınabilen ülke.
--- (gbkz: spoiler) ---
nasılsın diye sorsana bana,
belki iyi değilimdir
--- (gbkz: spoiler) ---
nasılsın diye sorsana bana,
belki iyi değilimdir
--- (gbkz: spoiler) ---
Kadınlarda çok güzel duran eşofman.
(bkz: sıkıntıdan delirmek)
@1 beni tarif eden başlık
Hayat ne zaman neşeli oldu ki? Mutluluk olan yerde her daim hüzün, sevinç olan yerde her daim üzüntü, diri olan yerde her daim ölü, birliktelik olan yerde her daim ayrılık olduğu gibi. Burası dünya ve neşeli günler de dertli günler de sınırlandırılmış. Sonu var yani.
Rabbim sonsuzluk yurdunda neşelendirsin inşallah. (u:Amin)
Hayat ne zaman neşeli oldu ki? Mutluluk olan yerde her daim hüzün, sevinç olan yerde her daim üzüntü, diri olan yerde her daim ölü, birliktelik olan yerde her daim ayrılık olduğu gibi. Burası dünya ve neşeli günler de dertli günler de sınırlandırılmış. Sonu var yani.
Rabbim sonsuzluk yurdunda neşelendirsin inşallah. (u:Amin)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?


